Türkiye’deki Polonya Oryantalizmi
Program dahilindeki ikinci önemli sergi, Polonya resim, çizim ve grafiklerinde Oryantalizm, kış aylarında açılacak. Polonyalı ressamların 17. yüzyıldan 19. yüzyılın başlarına kadar olan çalışmaları Pera Müzesi’nde ziyaret edilebilecek. Sergilenen eserler arasında bir Sarmatyan portre ve Jan Christian Kamsetzer’in Türkiye seyahatinden çizimler de bulunuyor. Sergide bulunan parçaların çoğunluğu tematik olarak Osmanlı Türkiye’si ile bağlantılı iken diğerleri ise Ortadoğu ve Kuzey Afrika’ya değiniyor.
1864-1876 yılları arasında Sultan Abdülaziz için İstanbul’da mahkeme ressamlığı yapan Stanisław Chlebowski’nin ise Pera Müzesi’ndeki sergide özel bir yeri bulunuyor.
Pera müzesi’nde bu sergiden önceki program ise, Şubat ayında gerçekleştirilmeye başlayan Polonya filmleri gösterimleri. Program dahilindeki filmler tematik olarak gruplandırılıyor: Polonya filmlerindeki oryantalizm, Polonya sinemasının ustaları; Agnieszka Holland & Roman Polański, çağdaş Polonya sineması, animasyonlar ve deneysel animasyonlar.
Pera Müzesi, Mart ve Eylül ayları arasındaki programı içerisinde aynı zamanda Polonya’dan en yeni müzikleriyle İstanbulluları buluşturuyor. Farklı müzik türleri arasındaki sınırları keşfetme peşinde olan sanatçılar, altı sunum çerçevesi dahilinde performanslarını sergiliyor. Bu sanatçılar arasında Marcin Masecki, Soniamiki, Paula & Karol yer alıyor.
Szymanowski ve Penderecki
Prova, "Passion According to St.. Luke," yönemen: Grzegorz Jarzyna , Fotoğraftaki sanatçı: Krzysztof Penderecki., Fotoğraf: Gregory Gentry / Krakow Festival Ofisi
Sinfonia Varsovia Orkestrası, Haziran ayı içerisinde İstanbul ve İzmir’de dört konser verecek. Solo performanslar arasında, piyanist Piotr Anderszewski ve Fazıl Say, viyola sanatçısı Jurij Bashmet ve kemancı Julian Rachlin yer alıyor. Konserler Jakub Hrusa, Krzysztof Penderecki ve Andres Mustonen tarafından yönetilecek. Dünyaca ünlü Polonyalı besteciler Karol Szymanowski and Krzysztof Penderecki’nin katılımı onuruna topluluk Avrupalı bestecilerin çalışmalarını sunacak.
Don’t Panic / Panik Yapma...
Don’t Panic! Polonya müziğinin en yeni ve en iyi yönelim, şarkı ve müzisyenlerinin sunulduğu verdiği keyif izleyenler tarafından onaylanmış bir format. We’re from Poland ekibi yılın ikinci yarısında Türkiye’yi ziyaret edecek. Polonyalı müzisyenler aynı zamanda İstanbul Caz Festivali’nde de sahne alacak.
Music Alla Polacca, Alla Turca
Polonya’nın en ünlü barok orkestrası Arte dei Suonatori, geleneksel Türk müziğinin ve Polonya halk müziğinin 18. Yüzyıl klasik müziğindeki etkilerini ortaya koyan alla polacca, alla turca programını Türkiye’deki izleyicilerin ilgisine sunacak. (Programda sunulacak bir çok örneğin arasında G.Ph.Telemann, W.A.Mozart eserleri de yer alıyor).
Wojciech Bobowski, Nam-ı Diğer Ali Ufki
Saz Ü Söz – sıra dışı bir figür olan müzisyen ve çevirmen Wojciech Bobowski, diğer adıyla Ali Ufki’ye (17. yy) ithaf edilen sarayda bir Polonyalı projesi, bu yıl düzenlenen program kapsamında anlamlı bir başlangıç yapmaya hazırlanıyor. Projenin yaratıcıları, Capella Cracoviensis ve Pera Ensemble toplulukları tarafından yapılacak sunumlar arasında Doğu ve Batı geleneklerini birleştirme özelliğiyle sinkretik bir çalışma olan Ufki’nin Mezmurları yer alıyor.
Polonya – Türkiye Halk Müziği
Konu hem ulusal kültürlerin buluşması hem müzik olunca halk müziğinden söz etmemek mümkün değil. Bu anlamda Polonya geleneksel yani halk müziği de bu yılın programı içerisindeki yerini alıyor. Türk ve Polonyalı müzisyenlerin bir araya geldiği ortak bir atölye dizisinde oluşturulan çalışmalar İzmir’de yer alan Enstrüman Müzesi’nde (MÜZİKSEV) gerçekleştirilecek bir ortak konserde seyirciyle buluşacak. Polonya müziği Doğu ve Batı kültürleri arasında bir “köprü” olabilir mi? Bu sorgulama Janusz Prusinowski Trio, Adam Strug liderliğindeki Monodia Polska ve Ewa Grochowska Vokal Topluluğu tarafından test edilecek.
Proust ve Pamuk
Proust - Pamuk – Memory / Bellek projesi, Haziran 2014’te gerçekleştirilecek İstanbul Tiyatro Festivali’nde prömiyerini yapacak. Proje, Orhan Pamuk (Masumiyet Müzesi, İstanbul - Hatıralar ve Şehir) ve Marcel Proust’un (Kayıp Zamanın İzinde) metinlerine dayanan, tiyatro ve sinemanın dahil olduğu gösteri ve enstalasyon arası bir birleşim. Hatıra ve kimlik üzerinde duran her iki metin de yönetmen Emre Koyuncuoğlu ve Krzysztof Garbaczewski için Polonyalılar ve Türkler için ortak Avrupa deneyimlerini, Batı ve Doğu kültürleri arasındaki yaygın olarak bilinen farklılıklara aynı anda vurgu yaparak araştıracak bir zemin oluşturuyor.
Türkçe’de TR ve Masłowska...