Tatra Dağları ve çevresi, doğal güzelliği ve eski görünümlerini şık bir şekilde korumayı başarmış kasabalarıyla, kış sporu tutkunlarını ve yaz-kış doğayı ve yeni yerleri keşfetme tutkusuyla yaşayanları, tam anlamıyla, tatmin edecek bir bölge. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi neredeyse bir asırdır sporcuların ve doğa gezginlerinin uğrak adresi olduğu için, bölge kış turizmi açısından da oldukça gelişmiş. Spa, pansiyon, otel seçenekleri, doğa yürüyüşleri, tırmanış ve kültürel hayata dair rahat olanaklarıyla öne çıkıyor.

http://www.poland.travel/
Tatra Dağı eteklerinde kurulu Zakopane ise, ahşap mimarisi ve tabii ki, neredeyse el değmemiş gibi, korunmuş muhteşem doğasıyla kendisine hayran bırakıyor. Bu kasabada adeta başka bir yüzyılda yaşayan bir masal kahramanı gibi hissetmeniz işten değil. Zakopane, yılın her ayı binlerce kayakçı, yürüyüşçü ve kampçıyı ağırlıyor. Üstelik bölge, yüzlerce oteli, restoran ve diğer aktivite olanaklarıyla, benzer keyifteki tatilinizi birçok Avrupa ülkesine göre, çok daha hesaplı bir bütçeyle yapabilme imkanı sunuyor.
Bölge, yüzyıl önce burayı keşfederek atölyeler kuran sanatçılar sayesinde kendi tarzını, mimariden el işlemeciliğine kadar birçok alana yansıtarak Zakopane tarzı adını kayıtlara geçirmeyi başardı.